SÜLEYMAN CİHAN Komünist Bir Önderin Yaşamı

SC_KAPAK  SÜLEYMAN CİHAN'IN KATİLLERİ NEREDE? 

12 Eylül darbesinin sorumlularına cezai ve hukuki dokunulmazlık sağlayan Anayasa'nın geçici 15. maddesinin 12 Eylül referandumu ile ortadan kalkmasıyla birlikte, darbecilerin yargılanmasıyla ilgili talepte bulunulmaya başlandı. Türkiye'nin son 30 yıllık insan hakları siciline gözaltında kayıplar, faili meçhuller damgasını vururken, "al gözaltına, yok et" ilkesi benimsendi. İşte 12 Eylül darbesinden sonraki "sürek avı"nda, "vur emri" ile takip edilen Süleyman Cihan da gözaltına alınıp katledilen devrimcilerden sadece biri.

30 yıl önce, yani 29 Temmuz 1981'de gözaltına alınan Süleyman Cihan'ın cesedi, ailesine bile teslim edilmemiş, ailesinden ve arkadaşlarından kaçırılarak kimsesizler mezarlığına gömülmüştü. Süleyman Cihan, devlete göre "imha edilmesi gereken bir komünist"ti! Ailesine 3 ay sonra söylenen ise "Süleyman Cihan'ın kendisini bir binadan aşağı attığı" yönündeydi. Devlet gözaltına almış, sorgulamış; sorgusunda ser verip sır vermeyen bir komünisti işkencede tezgâhında katletmişti.

 
 
Dérsim'in Yası Hâlâ Tutuluyor

mche

Mehmet Çetin ile Söyleşi / Roni Yıldırım

Y.Özgür Politika / 01 Ekim 2010

CHP’li Onur Öymen’in 10 Kasım 2009’da, Kürt sorunun çözümüne dair Dêrsim 38 katliamı yöntemini önermesiyle, 70 yılı aşkın bir süredir tabu olan bir mesele daha tartışmaya açıldı. Konuya ilişkin ilk kez kapsamlı konuşmalar yapıldı, yazılar yazıldı ve yeni mağdurlar hikayelerini anlattı. İşte yazar Mehmet Çetin, bu tartışmaları içeren yazıları ‘Yas Kitabı / Dersim 38’i Yazdılar’ adlı kitapta topladı. Yazar Çetin’in amacı, kamuoyunun konuya dair bilgilenmesine katkı sunmak. Kitapta; geçtiğimiz aylarda yaşamını yitiren yazar Evrim Alataş’tan Cengiz Çandar’a, İsmail Beşikçi’den Hasan Cemal’e kadar birçok Kürt ve Türk yazarın yazıları yer alıyor. Yazar Mehmet Çetin ile Yas Kitabı’nı konuştuk.

 
YAS KİTABI / Dersim 38’i Yazdılar

210609b1“’Cehennem acı çektiğimiz yer değildir; acı çektiğimizi kimsenin duymadığı yerdir’ diyen Hallac-ı Mansur, neredeyse bin yıl öncesinden, Dérsimlilerin en azından son yüz yıldır yaşadığı derin yalnızlığı tanımlıyordu sanki” diyordu M. Çetin, kitabın girişinde.

Hatırlanacağı üzre, 10 Kasım 2009’da Onur Öymen’in, TBMM’de yaptığı konuşmada, ‘Kürt Sorunu’nun çözümüne dair ’38 Dersim Katliamı yöntemini önermesinin ardından, 70 yılı aşkın bir zaman sonrasında, denilebilirse ilk kez bu kapsamda konuşulmuş, yazılmış, tartışılmıştı.

Söz konusu yazılardan ‘temsili’ olarak derlenmiş bu kitaptan amaçlananın, kamuoyunun meseleye dair bilgilenmesine katkı sunmak ve kitaba alınmış iekler ile de konuya dair okumalara kaynak sunmak olduğu belirtilirken; yıllardır kendi ‘yas’ları ile baş başa bırakılmış Dersimlilerin, özellikle 19. yy.’ın ikinci yarısından bugüne sistematik bir devlet projesi ve zulmü ile karşı karşıya olmalarına karşın, temel hissiyatlarının ‘kardeşleşme’ olduğuna da dikkat çekilmektedir."

Dersim 38'i Yazanlar

Akif Beki, Alper Görmüş, Altemur Kılıç, Ayşe Hür, Baskın Oran, Berzan Boti, Can Dündar, Cengiz Çandar, Cüneyt Arcayürek, Doğan Heper, Doğan Durgun, Eren Keskin, Ergin Doğru, Ertuğrul Özkök, Evrim Alataş, Fadime Özkan, Ferda Keskin, Gülay Göktürk, Gündüz Vassaf, Hasan Celal Güzel, Hasan Cemal, Hilal Kaplan, İclal Aydın, İhsan Dağı, İsmail Beşikçi, Joost Lagendijk, Karin Karakaşlı, M. Latif Salihoğlu, Mehmet Ali Kışlalı, Mehmet Bayrak, Mete Tuncay, Mine Kırıkkanat, Mithat Sancar, Mustafa Sancar, Mustafa Yelkenli, Muzaffer Oruçoğlu, Mümtaz'er Türköne, N. Fazıl Kısakürek, Oktay Ekşi, Oral Çalışlar,Ömer Albayrak, Özdemir İnce, Rahmi Turan, Recep Maraşlı, Şeyhmus Diken, Taha Akyol, Taner Akçam, Ümit Kardaş, Ümit Kıvanç, Vedat Çetin, Yalçın Bayer, Yasemin Çongar, Yıldıray Oğur, Yıldırım Türker

 
Moderne Turkse Poezie

In Turkije leeft poezie onder de mensen. Dichters worden gehoord, gelezen en gezongen. En dichters luisteren. Een bloemlezing van moderne Turkse poezie staat daarom midden in de Turkse geschiedenis en legt haarscherp getuigenis af van alle turbulenties.

Ook de Turkse poezie zelf heeft in de twintigste eeuw diverse revoluties doorgemaakt. Van de traditionele divan-poëzie tot aan het vrije vers, van eenvoudige poëzie voor de massa tot introspectieve verzen waarin de taal centraal staat. Turken kennen hun dichters. Met de toenemende banden tussen Nederland en Turkije is de tijd rijp dat men ook in Nederland de Turkse poëzie leert kennen, en dat kan met deze kloeke tweetalige editie. Het is het resultaat van een vertaalproject van de Leidse universiteit, waarvoor veertig belangrijke Turkse dichters van de twintigste eeuw werden vertaald door diverse docenten en (oud-)studenten. Een bloemlezing vol verrassingen, die een totaaloverzicht geeft van de intense en dynamische poezietraditie van het Turkije vanaf het begin van de vorige eeuw tot aan de dag van vandaag.

 
"Suredar" ve "Taşa Hatıra" SUR'dan Yayımlandı
 
Türkçe’deki mevcut anlamı dışında Kırmançca/Zazaca’da “kızıl, kırmızı” anlamına da gelen “sur” kelimesinden esinlenerek kurulan Sur Kitaplığı; şair-yazar Mehmet Çetin’in bütün kitaplarını yayımlamak üzere yayın hayatına başladı.
Uzun yıllardır hem Türkçe hem de ana dili Kırmançca ile yazan Mehmet Çetin’in “Taşa Hatıra” adlı yeni Türkçe şiir kitabı ile, 20 yılı aşkındır ana diliyle yazdığı şiirlerden seçilmiş “Surêdar” adlı şiir kitapları birlikte yayımlandı.
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 / 2